Mandelieu La Napoule Şatosu

Henry Clews adlı bir Amerika'lı zengin banker 1917'de satın almış. Bulunduğu yer eskiden Roma kalesi imiş. Karısı Marie ile burada ölene kadar yaşamış. Ölümünden sonra 2. Dünya savaşında İtalyanlar tarafından işgal edilmiş. Marie Clews, kocasının eserlerini burada saklayarak bir müze haline getirmeyi başarmış ve kendisi de ölene kadar bu şatoda yaşamış. Şatonun fotoğrafta görünen, denize bakan köşeli kulesinin altında mezarları var. Mezarların kapakları yarı açık bırakılmış ki öldükten sonra ruhları buluşabilsin. Romantik ve hüzünlü br hikaye.

Henry Clews bir ressam ve heykeltraş, eşi Marie ise mimar. Şatonun yol tarafından bahçeye açılan bir girişi var. Deniz tarafında ise şatonun kendisi yer almakta. Tüm dış duvarlarda, H, M ve C harflerinden oluşan amblemleri (Henry ve Mary Clews) yer almakta.

Heykel ve kabartmaları daha çok hayvan, insan karışımı yaratıklar, yuvarlak hatlardan oluşan insanlardan oluşuyor. Şato bahçesinde karısına hediye olarak kendi heykelini de yapmış.

Hemen yanında güzel bir plaj mevcut. Ön tarafından da şatonun denize bakan sütünları altından geçilerek karşı tarafa geçilebiliyor. O tarafta da yine küçük bir plaj mevcut.

Hiç yorum yok: